İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Savaş Tatbikatına Başladı
Tarih 10-07-2008
Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı tehditlerine karşı İran bir hamle daha yaparak Fars körfezinde büyük bir deniz tatbikatı yapmaya başladı.
“Resul-i Azam 3″ (Büyük Peygamber 3) adı verilen tatbikata İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu’nun hava, deniz ve füze birlikleri katılıyor.
Bgün sabah saatlerinde başlayan deniz tatbikatının savaşa hazırlık amacıyla yapıldığı belirtildi.
Tatbikatta yeni tip uzun menzilli füzelerin yanısıra menzilleri artırılmış Fecr ve Şahab füzelerinin de deneneceği, binlerce deneyimli askeri gücün tatbikata katıldığı belirtildi. İran daha önceden de çeşitli roket, bomba ve ileri radar sistemine donatılmış füzeler taşıyabilen “Saika” isimli savaş uçağının da başarılı deneme uçuşlarını gerçekleştirdiği “Zulfikar” adlı tatbikatı yapmıştı.
Daha önceden yapılan “Büyük Peygamber 2” tatbikatı sırasında o günlerde İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Komutanı olan Yahya Rahim Safavi “Gerçekleştireceğimiz tatbikatla düşmanın tüm tehditlerine karşı İslam ordusunun caydırıcı gücünü ortaya koyacağız. Biz sadece İslam ordusunun her türlü tehdide karşı hazır olduğunu kanıtlamak istiyoruz” demişti.
“Büyük Peygamber 3“ün İsrail’in Haziran ayının ilk günlerindeki ve ABD’nin dün Fars körfezinde başlattığı tatbikata yanıt olarak geldiği yorumlarının yapılmasına sebep oldu.
İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Ali Caferi ile Genelkurmay başkanı Firuzabadi, İran’a yönelik herhangi bir saldırı sırasında Hürmüz boğazını deniş geçişine kapıtacaklarını belirtmiş, Amerikan donanmasından yapılan açıklamada ise, Hürmüz boğazının petrol sevkiyatına kapatılmasına izin verilmeyeceği ifade edilmişti.
Amerika ve İsrail’in İran ile gerginliğinin gittikçe arttığı bu süreçte, tatbikatın büyük yankı uyandırması bekleniyor.
» Kategori Kategorilenmemiş | Yorum yap
Devrim Muhafızları’nın Tatbikatı İsrail’e Korku Saldı
Tarih 10-07-2008
| İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu’nun hava, deniz ve füze birliklerinin Fars körfezinde başlattığı Resul-i Azam tatbikatı… |
08/07/2008 |
|
İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu’nun hava, deniz ve füze birliklerinin Fars körfezinde başlattığı Resul-i Azam tatbikatı İsrail’de büyük bir korkuya yol açtı. İsrail gazetelerinden Jaerusalem Post , tatbikatı “İran Büyük Bir Askeri Tatbikat Gerçekleştiriyor” başlığı altında verdi. “İslam Devrim Muhafızları askeri tatbikata başladı ve İran’ın saldırıya uğraması durumunda Fars Körfezi’ndeki ABD deniz kuvvetlerinin ve İsrail’in vurulacak asıl hedefler olacaklarını söyledi” diye yazan Jerusaem Post okuyucularına tatbikat haberini şu şekilde sundu: Devrim Muhafızlarının pazartesi geç saatlerde kendi sitelerinde yayınladıkları bildiride tatbikata füze birliklerinin katılacağı ilan edildi, fakat tatbikatının nerede yapıldığına işaret edilmedi. Devrim Muhafızları ve milli ordu her sene düzenli olarak yılda iki veya üç tatbikat gerçekleştiriyor, fakat ilanda bu tatbikatın bu cinsten mi yoksa özel bir manevra mı olduğu belirtilmiyor. Siteye göre İslam Devrimi Muhafızları Komutanı Ali Şirazi “İran’ın saldırıya uğraması durumunda İsrail’in kıyı şeridindeki metropolü Tel Aviv’in ve Körfez’deki Amerikan savaş gemilerinin vurulacak ilk hedefler olacaklarını” söyledi. Bildiride “Siyonist rejim Beyaz Saray’ı İran’a askeri saldırı düzenlemesi için hazırlık yapmaya itiyor, eğer böyle bir aptallık yaparlarsa Tel Aviv ve ABD deniz filosu İran’ın ezici cevabıyla tutuşacak ilk hedefler olacaklar” deniyor. Şirazi, Deniz Kuvvetleri’nde Ayetullah Hamenei’nin temsilciliği görevini yapan bir alim. Bütün resmi işlerde son sözü söyleme yetkisi Ayetullah Hamenei’nin uhdesinde. Siteye göre Şirazi “ABD’nin İran’a attığı ilk kurşunla birlikte tüm dünyadaki Amerikan çıkarları tehlikeye girmiş olacak” dedi. ABD ordusu da geçen hafta başlayan ve Pazartesi biten bir tatbikat düzenledi Körfez’de. Tatbikata Birleşik Görev Gücünün parçası olarak ABD, Bahreyn ve İngiliz savaş gemileri katıldı. Amerikalılar daha önceden Körfez’deki stratejik su yolunun İran tarafından kapatılmasına izin vermeyecekleri tehdidini savurmuşlardı. ABD donanmasının Bahreyn’deki 5.filo sözcüsü Yüzbaşı Nathan Christensen “Tatbikatın amacı denizsel altyapının –dünya ekonomisi için hayati önemi olan petrol ve gaz terminalleri-korunmasıdır. Bu tatbikat uzun zaman önce planlanmıştı ve diğer tatbikatlar gibi işbirliği kapasitesini arttırmayı hedefliyor” dedi. Siyasi analizciler Körfez’deki artan askeri hareketliliğin ABD ve İran arasındaki bir çatışmanın müjdesi olarak yorumlarken ABD bunun rutin bir tatbikat olduğunu ve Deniz Kuvvetlerinin İran’a yapılacak bir saldırı hakkında spekülasyonda bulunmayacağını söyledi. Cuma günü Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi İran’ın nükleer santrallerine düzenlenecek bir saldırıyı savaş ilanı olarak göreceklerini söylemişti. Öte yandan İranlı liderler askeri saldırı hakkındaki spekülasyonları psikolojik savaşın parçası olarak değerlendirdiler. BM’nin beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya ve ilaveten Almanya eğer İran uranyum zenginleştirme projesini durdurma sinyalleri verirse yeni müzakereler önerdiler” |
» Kategori Kategorilenmemiş | Yorum yap
İslamda Aile Hayatı - Nişan Video
Tarih 09-07-2008
İslamda Aile Hayatı Nasıl Olmalıdır - Nişan Nasıl yapılmalıdır Video olarak mustafa islamoğlundan Video olarak öğreneceğiz
Başlatmak İçin Play ı tıklayın
Download Title
» Kategori Mustafa İslamoğlu | Yorum yap
İslamda Aile Hayatı - Evlilik
Tarih 09-07-2008
Mustafa İslam Oğlu İslamda Aile Hayatı - Evlilik Video olarak anlatıyor
Download Title
» Kategori Mustafa İslamoğlu | Yorum yap
Gençlik nereye?
Tarih 09-07-2008
Modernizmin “gençlik” vurgusunun altından, hiç de güzel kokular gelmiyor. Modern akıl, her alanda olduğu gibi hayatı kategorize ediyor. Bu fiili bir indirgeme türü. Her indirgeme, aynı zamanda bütünü parçaya feda etme anlamına gelir. Hayatı kategorize eden modern aklın da yaptığı bu.
Modern akla göre hayat sürecinin aşamaları olan bebelik, çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık ayrı birer kompartıman. Bebeyi kreşe, çocuğu okula, genci üniversiteye, olgunu işe, yaşlıyı huzurevine mahkum eden, evi ve aileyi işlevsiz kılan, evi pansiyon aileyi kulüp haline getiren bir algı tarzı. Tamami iCin Tiklayiniz
» Kategori Mustafa İslamoğlu | Yorum yap
Sen gemini yap, deniz ayağına gelir!
Tarih 09-07-2008
“Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana
Yükseldik sanıyorlar alçaldıkça tabana”
Böyle diyordu Büyük Şair Necip Fazıl Kısakürek. Ülkeyi kokutanlar, milletin iplemediği illegal anayasalarda, vehim eseri tehditler üretiyorlar. Bu tehditler arasında İslam’ın kod adı haline getirdikleri “irtica” da var.
“İrtica”, insanlığın değişmez ve ebedi değerlerinin öbür adı olan İslam’a atılmış çirkin bir çamur. Bu çamur, onu Allah’ın dinine atanların iç dünyasını gösteriyor. Tamami iCin Tiklayiniz
» Kategori Mustafa İslamoğlu | Yorum yap
Dedenin yanlışı toruna referans olmaz
Tarih 09-07-2008
Dedenin yanlışı toruna referans olur mu? Her Kur’an okuyucusunun dikkatini çeken bir durum vardır: İnkarcı muhataplar, kendi yanlışlarına hep atalarını referans gösterirler. Tam da bu pasajların ardından Kur’an her seferinde Hz. İbrahim örneğini sunar. Zımnen demek istediği şudur: Ataları örnek almada bu kadar ısrarcıysanız, İbrahim peygamber de atanız, onu örnek alsanıza!”
Yer Karadeniz’in ünlü bir ili. İslami camiada sevilen bir gençlik örgütü lideri şaibeli bir trafik kazasına kurban gitmiştir. Cenaze münasebetiyle aynı camianın aktif ve pasif, yeni ve eski siyasetçileri bir araya gelmiştir. Her üçü de defalarca bakanlık koltuğunda oturmuş (ikisi şimdi de bakanlık yapan) üç siyasetçi, hararetli bir tartışmaya koyulurlar. Konu “devlet”tir. Söz devlet için nelerin yapılıp nelerin yapılmayacağına gelmiş olmalı ki, bugünlerde adı tartışmaların odağında olan bir Bakan devlet için nelerin yapılacağına tarihten bir referans gösterir: Tamami iCin Tiklayiniz
» Kategori Kategorilenmemiş | Yorum yap
Bu millet size dinin ölüsünü öptürmez
Tarih 09-07-2008
Eğer “cehalet saadettir” diyen biriyseniz, o başka. Yok değilseniz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ortaöğretim din dersi müfredatında gelecek yıl uygulamayı kararlaştırdığı değişiklikleri alkışlamanız gerekir.
Müfredatta yapılan değişiklikler, dini ana kaynağından ve sahih bilgilerle öğrenmeyi hedefliyor. Mesela İslam’ın temel kaynağı Kur’an’ı din eğitiminin temeline yerleştiriyor.
Buna karşı çıkan iki şeye karşı çıkıyor demektir: Ya bilgiye ya da dine. Bilgiye karşı çıkıyorsa o farkında olarak ya da olmayarak cehaleti savunuyor demektir. Cehaleti savunmak cahil kalmaktan bin beterdir. Cahil cahildir, ama cehaleti savunan daha öte bir şey. Yok, dine karşı çıkıyorsa, bu da kimseyi bağlamaz. Nasıl ki uyuşturucu hakkındaki kararlarda esrarkeşlere, hukuk normlarını belirlemede kanun kaçaklarına, ceza hukukunu düzenlemede mahkumlara söz düşmezse, dini eğitimi konusunda da din düşmanlarına söz düşmez. Tamami iCin Tiklayiniz
» Kategori Mustafa İslamoğlu | Yorum yap
Tasavvurunu kim inşa etmişse ‘Rabbin’ odur
Tarih 09-07-2008
Yerçekimi yasası yokken varlığın anlamlılığı yasası vardı. Bir gün yerçekimi yasası olmayabilir, ama varlığın anlamlılığı yasası hep olacaktır; varlığın anlamlılığı ve amaçlılığı.
Çünkü var olmak bizatihi anlam alanına dahil olmaktır. Ve Allah anlamsız iş yapmaz. İşte tam da bu yüzden “anlam” demek “Allah” demektir: “Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde derin derin düşünürler; “Rabbimiz! Sen bütün bunları bir anlam ve amaçtan yoksun yaratmadın!” (derler)”. (3:191) Dahası, her tür anlamsızlaştırma ve amaçsızlaştırma faaliyeti, sadece anlamlılık ve amaçlılık yasasına değil, aynı zamanda o yasayı koyan Mutlak Kudret’e karşı açılmış bir savaştır.
Hayat biz insanlar olmadan da anlamlı. Biz insanların ayrıcalığı, hayata anlam vermemizden değil, hayata verilen anlamı fark etme yeteneğimizden gelir. İnsan hayatın anlamını fark etmeyince hayat anlamını kaybetmez. Sadece, insan kendisini anlamdan mahrum bırakmış olur; sahih anlamdan ve sahici amaçtan. Ama hayat orada konulduğu gibi durur. O kendine bahşedilen anlamı ifşa etmeyi sürdürür ve keşfini bekler. Vahyin insanın küstahlaşmasını yüzüne vurduğu nokta, işte burasıdır. Kendini vazgeçilmez gördüğü her an başına onmaz bir yara, alçaltıcı bir felaket sarmıştır insanoğlu.
Hayatın anlam ve amacını fark edememek büyük bedbahtlık. Ama bu bile tersinden anlamlıdır. Anlam ve amacı fark edemeyenler olmasaydı, bunu fark etmenin ayrıcalığı bu kadar açık ve net bir biçimde görülemezdi. Fakat hepten anlamsız olan, hatta anlamsız-ötesi olan tavır, hayatın anlam ve amacına karşı savaş açmaktır.
Behîmî arzularını tanrı edinenler, kendi hayatlarını anlam ve amacından yalıtma cinayetinin failidirler. Kendilerine suç ortakları tedarik etmek için, hayatın anlam ve amacına karşı anlamsız bir savaş verirler. Güç ve iktidar alanları ne kadar genişlerse, tahripleri de o kadar büyük olur. Tamami iCin Tiklayiniz
» Kategori Mustafa İslamoğlu | Yorum yap
Romanya’da İslam
Tarih 09-07-2008
“Emr-i Hak vaki olur ise, yedi tabut hazırlayıp, naçiz cesedimi birine koyasınız. Diğerlerine ağırlığımca bir şey koyasınız. Bu tabutları vasiyet ettiğim yerlere ulaştırabilirseniz ulaştırasınız…”
Bu vasiyetin sahibi, “Saltık Baba, Baba Saltuk, Saltık Bay” diye de anılan Sarı Saltuk. Evliya Celebi Gelibolulu Yazıcızade’yi kaynak göstererek onun adını Muhammed, nisbesini de Buharî olarak veriyor.
Sarı Saltuk’un tabutunun ulaştırılmasını vasiyet ettiği yerler arasında Bosna, Trakya, Anadolu hatta Arnavutluk’u tahmin edebilirsiniz. Fakat her halde bunlar arasında Moskov ve şimdilerde Estonya ve Letonya diye anılan Baltık coğrafyasının bulunduğu, 40 yıl düşünseniz aklınıza gelmezdi.
Yesevi dergahı davet erlerinden Buhara kökenli bir İslam davetçisi olan Sarı Saltuk, 1260′lı yıllarda Moğol istilasının kasıp kavurduğu Anadolu’dan Balkanlar’a İslam’ın sancağını taşır. Şimdi Romanya sınırları içinde kalan Dobruca bölgesindeki Babadağı’nın eteğine yerleşir. Ömrünü iman davetine adar. Sadece hayatıyla değil, ölümüyle de imana hizmet eder. Yukarıdaki vasiyet bunun delili. Bununla amacı, Müslümanlara hedef göstermek, İslam’ın gelecekte ulaştırılacağı coğrafyalara dikkat çekmektir. Tamami iCin Tiklayiniz
» Kategori Kategorilenmemiş | Yorum yap